19 Eylül 2009 Cumartesi

Pi Filmi, Archimedes ve Farklılıkları Gören Pazarlamacılar

Sol Robeson- Archimedes’i tanıyor musun?... Syracuse’lü Archimedes’i tanıyor musun? Kral aldığı hediyenin gerçekten saf altın olup olmadığını Archimedes’in bulmasını istemişti. O zamanlar çözülemeyen bir problem. Haftalarca büyük Yunanlı matematikçiye işkence etti. Archimedes uyuyamama hastalığına (insomnia) yakalandı ve geceler boyunca yatağında dönüp durdu. Sonunda onun kadar bitkin durumdaki karısı, dehayı yatağını paylaşmaya zorladı ve onu banyo yapması ve rahatlaması konusunda ikna etti. Archimedes küvete girerken suyun yükseldiğini farketti. Yerinden çıkarma, hacmi belirlemenin yolu ve bu sayede yoğunluğu da belirlemenin yolu. Ağırlığın üzerinden hacim...Ve Archimedes sorunu çözdü. “Eureka!” diye bağırdı, sevinçten kendini kaybetmişti. Bu buluşunu söylemek için sokaklarda çıplak bir halde kralın sarayına doğru koştu. Şimdi hikayenin anafikri nedir?
Max Cohen- Bildiğin yolda git.
Sol Robeson- Yanlış! Hikayedeki önemli nokta karısı. Karını dinle sana perspektif sağlayacaktır. Anlamı, ara vermen gerek. Banyo yapmalısın, yoksa bir yere varamayacaksın. Düzen olmayacak, sadece kaos. Evine git Max ve banyo yap.

Beni etkileyen yukarıdaki diyaloğu Darren Aronofsky tarafından yönetilen, 1998 yapımı Pi filminden alıntıladım.

Bir pazarlamacı olarak her zaman farklı bakış açılarının önemine inanıyorum. Başarılı işlerin farklı perspektifleri önemseyen ve görenler tarafından ortaya konulabileceğini düşünüyorum. İşte bu yüzden Pi’de anlatılan Archimedes’in öyküsünü beğendim. Yaptığımız işlerdeki iş kalitesini, yaratıcılığı arttırmak; planlarımızı hayata geçirmek için diğerlerinin bakış açılarını öğrenme ihtiyacı hissediyoruz. Araştırma şirketleri aracılığı ile gerçekleştirilen tüketici ev ziyaretleri bunun bir örneği değil mi? “Acaba gerçekten de tüketiciler evlerinde bizim ürünlerimizi mi yoksa rakibin ürünlerini mi kullanıyor? Kullanım ritüelleri nedir? Hedef kitlemiz nasıl bir ortamda yaşıyor? Bizim markamız dışında, hangi markaları evlerinde kullanıyor?” gibi sorulara onların bakış açılarını özel alanlarında görerek cevap bulmuyor muyuz?



Ya da www.springwise.com , www.trendwatching.com gibi sitelerden aldığımız bültenlerle, raporlarla dünyadaki farklı trendleri, farklı iş yapış şekilerini okuyarak bakış açımızı geliştirmiyor muyuz? Yaptığımız, daha fazla ilham almaya çalışmak, görmek ve gördüklerimizi daha iyi analiz etmek için değil mi?

Okuduğumuz bir tarih kitabı, lüks yaşam dergisi, takip ettiğimiz bir blog bizim bakış açımızı zenginleştirmiyor mu? Gittiğimiz farklı restoranlar, barlar, tatil yöreleri, farklı coğrafyalar, tanıştığımız yeni insanlar bizi daha farklı kılmıyor mu? Perspektifimizi genişletmiyor mu? Kesinlikle genişletiyor. Bizi başka biri yapıyor ve karşılaştığımız sorunların çözümü konusunda bize yardımcı oluyor.

O zaman neden daha fazla bakış açımızı genişletmeyelim? Ya da şirketimiz için çalışan insanların bakış açılarını arttırmalarına yardımcı olmayalım. Yatırım yapmaktan, para harcamaktan kaçınmamak gerek. Emin olun geri dönüşü çok hızlı olacaktır.

Şimdi biraz düşünme zamanı... Neler yaparak bakış açılarımızı arttırabiliriz?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder