İş hayatımda önemli bir değişiklik yapmamdan dolayı geçen sürede yazı yazmaya fırsat bulamadım...
Bu bloğu açarken belirttiğim gibi, "En büyük amacım, pazarlama alanında düşünce üretmek. Kendimi disipline etmek ve düşündüklerimi sizlerle paylaşmak."
Gelelim asıl konumuza...
Gelecek Tasarımda ve Gelecek Şimdi
Günümüz dünyasında, bir çok kategoride ürün ve hizmetlerin (bundan sonra sadece ürün kelimesi kullanılacaktır) birbirine gitgide benzediğini hepimiz görüyoruz. Bu noktada farklılaşmak her geçen gün daha da zorlaşıyor. Bunu gören firmalar çıkışı markalarını ağırlıkla duygusal faydalarla sarmalamakta bulmuyorlar mı? Doğru... Yapacak fazla bir şey yok...
Bu Dünyada Tasarım Nerede Duruyor?
Tasarımı fonksiyonellik ve duygusallıkla içiçe geçmiş bir olgu olarak görüyorum...
Öyleki tasarımdaki kimi öğeler ürünün fonksiyonelliğini etkilerken diğer taraftan bazı unsurlar da duygusal alana fazlası ile hizmet ediyor.
Gillette'in Fusion adlı tıraş bıçağını ele alırsak VI. bıçağı ile tek bıçağın hassaslığını bize sunarak yüzümüzdeki bir çok bölgede tıraş olurken işimizi kolaylaştırmaktadır. Fonksiyonellik bu olsa gerek...

Diğer taraftan Fusion serisinin tasarımı gerçekten de şık, canlı ve dinamik. Erkeklerin zaten onlarca kişisel bakım ürünü olmadığını düşünürsek, bir çok erkeğin banyosunda ürün olarak Fusion'ı kullanmak istemesini anlamak zor olmasa gerek. "Kişinin kendine değer vererek mutlu olması." İşte duygusal bir fayda.

Tasarım alanında özellikle duygusal alana hitap eden çalışmaların kişilerin başkaları ile paylaştığı, başkalarına gösterdiği ürünlerde daha çok ön plana çıktığını söyleyebilirim. Giyim ve aksesuvar sektörü baştan sona buna örnek gösterilemez mi?
Bir mp3 player olan i-pod'u "icon" haline getiren en önemli faktör tasarımı değil midir? Bankaların ardı ardına daha prestijli, estetik değeri daha yüksek kredi kartlarını piyasaya sürmeleri bir tesadüf müdür?

Emtialaşma (commodization) sürecine girmiş bir çok kategoride önemli çıkış yollarından birinin tasarımdan geçtiğini düşünüyorum. Yine önemli markalar tarafından domine edilmiş pazarlara yeni girecek firmaların en önemli silahının "farklı tasarımlar" olduğunu belirtebilirim.
Örneğin, sıvı sabun pazarında onlarca marka ile karşılaşırız. Bu pazarda ürünlerin fonksiyonel faydası ise yaklaşık olarak birbirinin aynısı...Pazarda başarı için çözüm kısmen* tasarımda. Banyomuzda bir aya yakın bir zaman tuttuğunuz bir üründen bahsediyoruz. Satın alma kararını da ağırlıkta estetik duyarlılıkları daha yüksek olan bayanların yaptığını düşünürsek pek de yanlış çıkarımda bulunmadığımızı söyleyebilirim.

Sonuç olarak, günümüz rekabetçi piyasasında bu gerçekliği görmezden gelen firmaların uzun süre yaşama şansının olduğunu düşünmüyorum. O yüzden şirketler, bol sıfırlı paralarını sundukları veya sunmaya hazırlandıkları ürün ve hizmetlerin tasarımlarına ayırmak zorundadır. Bu ise üretici bakış açısından çıkıp pazarlama dünyasının denizlerine yelken açmayı gerektirmektedir...
Sağlıcakla kalın...
* Tasarımın her problemi çözme gücü olmadığını da kabul etmek gerekir.