2 Mayıs 2011 Pazartesi

Yaşanmış Hikayelerden Çıkan Pazarlama Dersleri VI

Hepinize merhaba,

Bir tüketici olarak yaşadığım birçok olayı pazarlama perspektifinden değerlendirmek fikir jimnastiği açısından faydalı oluyor. Bildiğiniz gibi "Yaşanmış Hikayelerden Çıkan Pazarlama Dersleri" de bu değerlendirmeler sayesinde ortaya çıkıyor.

Dilerseniz kaldığımız yerden devam edelim...

Durum:
Bildiğiniz gibi birçok alışveriş merkezinin en üst katında geniş yemek yeme alanları (food court) mevcut. Bu alanların bir kısmı herkese açıkken, kimi bölümler ise oradaki özel restoranların müşterilene tahsis edilmiştir... Bu alanların güzel tarafı herkesin kendi zevkine göre yemeğini alması ve arkadaşları ile ortada buluşmasıdır. Buraya kadar her şey yolunda. Peki bir tüketici bu özel restoranların birinden yemek alıp başka yerde yemek isterse neler olabiliyor?



Geçen haftalarda iki arkadaşımla Optimum Alışveriş Merkezi'ne gittim. Onlar Pizza Hut'ta sınırsız pizza yemek istediler, ben de yan taraftaki restorana gidip, iskender istediğimi ancak arkadaşlarım orada olduğu için hemen yan taraftaki Pizza Hut'ta yiyebileceğimi belirttim. Tam mutlu bir şekilde ödeme yapacakken bana iskenderi tabakta servis edemeyeceklerini, folyo kapta verebileceklerini belirttiler. Sebep ise porselen tabağın kaybolma riski. Ben de tabakta olmazsa iskender almayacağımı belirterek mekandan ayrıldım...

Yorum:
Yukarıda belirttiğim örnekten gidersek nazik bir açıklama ile benden tabak için depozito talep edebilirlerdi. Folyo ile yemek servisi teklifine kıyasla bu öneri beni daha fazla mutlu ederdi.

Sonuç olarak, müşterilerinizi öncelikle dinleyin. Onların haklı taleplerine daha fazla "evet" demek için çözümler geliştirin. Geliştirin ki insanları ve markanızı gülümsetin.

Şimdi biraz düşünme zamanı; müşterilerimize hangi konularda "hayır" diyoruz ve aslında bunların ne kadarına "evet" diyebiliriz.

1 yorum:

  1. Güzel bir yazı olmuş düşünceleriniz çok güzel başarılarınızın devamını dilerim

    YanıtlaSil