Geçen günlerde Etiler'de bir gece klübüne gittim. Organizasyonu düzenleyen Radyo Boğaziçi'ydi. Katılımcıların büyük bir kısmı Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi ve mezunlarıydı.

- Durum: Partinin duyuru e-postasında giriş ücretinin bir içki dahil 25 TL olduğu ve biranın 10 TL olduğu belirtiliyordu. Fiyat duyarlı (price sensitive) öğrenci kitlesini düşündüğüm zaman oldukça yerinde bir uygulama, aksi halde partiye yüksek katılım sağlanamayabilirdi. Buraya kadar bir sıkıntı yok. Peki kış gününde doğal olarak partiye montları ile gelen katılımcılardan çıkışta vestiyer ücreti olarak sizce ne kadarlık bir ücret talep ediliyordu? Elbise başına 15 TL. Askı başına değil, elbise başına 15 TL'lik bir ücretten söz ediyorum...
- Yorum: Müşterilerinizle aşk yaşayın, sevişin ama sakın onlara "tecavüz" etmeye kalkmayın. Onlara sunduğunuz bir ürün veya hizmetle ilgili tüm detayları verin. Onları kandırmaya çalışmayın. Unutmayın onlar sizin sevgiliniz, aşk yaşamaya çalışın.
Yukardaki örneğin bir benzeri daha geçen aylara kadar bankacılık sektöründe de yaşanıyordu. Bankalar, yaptıkları iletişimde tüketicilerine sundukları kredilerin faiz oranlarını düşük tutabilmek için dosya ücreti altında yüklü para alıyorlardı ve reklamlarda bu bilgiye yer vermiyorlardı. Örnek vermek gerekirse, bir bankadan 3,000 TL'lik bir tüketici kredisi alırken dosya ücreti 300 TL ise, zaten daha en başta banka sizden verdiği kredinin %10'unu kesmiş oluyor. Bu da aslında kredi faizinin bir parçası. Yapılan düzenlemelerle bu alandaki kimi belirsizlikler ortadan kaldırıldı ve bankaların yaptığı iletişim çalışmalarında, bu bilgileri de vermeleri zorunlu tutuldu. Devlet, ana fonksiyonunu yerine getirerek vatandaşını "istenmeyen olaydan" korudu.
Başka bir örnek ile devam edelim;
- Durum: Bu Cuma günü ofiste cüzdanımı unuttuğum için ne olur olmaz diye kredi kartlarımı dondurmaya karar verdim. HSBC Advantage ve DenizBank Bonus kredi kartlarımı kolaylıkla dondurdum. Hiç bir sorun olmadı. Ancak iş, dondurulan kartların açtırılmasına gelince HSBC tarafında sorun yaşadım. Kartımı açtırmak için benden telefon bankacılığı şifrem isteniyordu. Aylardır telefon bankacılığı işlemi gerçekleştirmediğim için bu şifremi hatırlamıyordum. Şu an kartımın blokesi devam ediyor... Belki az sonra bir deneme daha yaparak kartımı açtıracağım. Diğer bir opsiyon da şubeye gitmek, ancak bu seçeneği tüm gün çalıştığım için devre dışı bırakıyorum.

- Yorum: Tüketicilerinizi yormayın. Sistemleri sadeleştirin. Şu an insanların kaç tane şifreyi akıllarında tutmak zorunda olduklarını biliyor musunuz? Yahoo şifresi, facebook şifresi, twitter şifresi, gittigidiyor.com şifresi, en az iki adet kredi kartı atm şifresi, bilgisayar şifresi ...vs. O yüzden bu örnek üzerinden konuşacak olursam HSBC'ye önerim, telefon bankacılığı şifresini ortadan kaldırmaları. Bırakın kart sahipleri ATM şifrelerini girerek işlemlerini yapsınlar. Ek güvenlik istiyorsanız özel üç,dört soru sorun. Daha da güvenlik istiyorsanız; kişinin cep telefonuna anlık şifre gönderin, telefonda bunu tuşlasın kişi... Daha ne önereyim sizin gibi saygın bankacılık kurumuna?
Yazı dizisinin devamı 2010 yılında.
Şimdiden hepinizi iyi yıllar.
birde sunucu destek personeliyseniz.hergün kaç şifreyle iş yapıldığı düşünülünce bi kaç yıl sonra chip numaramızla birbirimize hitap ederiz herhalde :)
YanıtlaSil