Geçenlerde gazetede Michelin Rehberi ile ilgili bir haberi görünce tamamen şoka uğramıştım. Meğerse bu Michelin yıldızlarını veren firma dünyaca ünlü Fransız lastik üreticisi Michelin'den başkası değilmiş.
Doğal olarak ilerleyen günlerde Michelin Rehberi ve Michelin firması ile ilgili biraz araştırma yaptım. Hangi noktadan hareket ederek böyle bir rehberi hazırlamaya başlamışlardı merak ediyordum?
1800'lü yılların sonlarında Fransa'da kurulan firma 1900 yılında ilk Michelin Rehberi'ni hazırlıyor.
İlk yirmi yıl boyunca ücretsiz olarak dağıtılan bu rehber sürücülere uygun konaklama yerlerinden, benzin istasyonlarına; araba ve lastik tamircilerinin adreslerinden, iyi yemek yenecek yerlere kadar değişik bilgileri sunuyordu. Ücretsiz dağıtılan kitabın çok da ciddiye alınmadığın gözlemleyen Michelin kardeşler kitabı ücretli olarak tüketicilere sunmaya başlıyorlar. Zamanla tek yıldız, iki ve üç yıldız sistemini restorantları derecelendirmek için kullanıma sokuyorlar...Ve yıllar içinde gelişen, şu an Fransa dışında 22 ülkede yayınlanan Michelin rehberi bugün bir çok restorant (ve aşçı) için bir prestij unsuru olarak karşımıza çıkıyor.

Düşünebiliyor musunuz? Bir lastik firması kalkıp dünyanın en prestijli restoran derecelendirme sistemini hayata geçiriyor. Hem de bu işin temellerini bir asırdan fazla bir zaman önce atıyor.
Ürün--- Lastik
Fiziksel Fayda--- Ulaşım Sağlar, Gezdirir
Duygusal Fayda--- Kültürlendirir, Mutlu Eder, Ufuk Açar
Yukarıdaki kavramlardan hareket edererek, şu sonuca mı ulaşacağız?
"Lastik üretiyorum, benim ürettiğim lastikler sonucu insanlar bir yerden bir yere ulaşıyorlar. Bu sayede geziyorlar, bir şeyler taşıyorlar (götürüyorlar), arkadaşlarını ziyaret ediyorlar vs... Ben onlara yolları üzerindeki, yollarını değiştirip görebilecekleri veya hatta sırf oralara gitmek için yola çıkacakları mekanlar (restoranlar, oteller vs) hakkında bilgi sağlarsam, onların benim ürünümle yaşadığı deneyimleri daha anlamlı kılmaz mıyım?"
Bence çıkış noktası budur... Ve ürünü markaya dönüştürme serüveninde en kritik unsur da bu anlayıştır (mindset). Bir lastik firmasının aşçıyı intihara sürüklemesi bir başarıdır. Bunun temellerini bir asır önce atmak ise ayrı bir başarıdır.
Bu anlayış çerçevesinde marka(ları)mıza çok şey katacağımızı düşünüyorum. Bir sonraki yazımda değişik sektörlerden örnekler vermeyi planlıyorum.
Sağlıcakla kalın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder