Politik yaklaşımlarımızda, dini inançlarımızda, aile ve çevremizle olan ilişkilerimizde, mesleğimizde, tuttuğumuz futbol takımı ile olan bağımızda, marka tutkumuzda vs. bu aidiyet duygusunun izlerini sürebiliriz...
Geçen yıllarla birlikte insanoğlu ihtiyaç duyduğu bu duyguyu değişik yollardan karşılamaya devam ediyor... Dengeler değişiyor ama bu ihtiyaç bir şekilde gideriliyor veya giderilmeye çalışılıyor...
Gelelim günümüz ortamına... Bakalım bu bağlamda 2008 Türkiye’sinde neler çıkıyor karşımıza?
Politik arenanın büyük kitlelerin aidiyet duygusunu eskisi kadar karşıladığını düşünmüyorum... Soğuk savaşın bittiği dünyada kitleleri peşinden sürükleyecek ne var ki karşılarında, akıllarında? Bir de buna Türkiye politik ortamının kısır ve derinlikten yoksun ortamını eklediğiniz zaman “aidiyeti” bulmak kolay olmasa gerek?
Futbol; çevresinde milyarlarca insanı toplayan inanılmaz bir oyun... Dünyanın bir çok yerinde tamamen profesyonellerce yönetilen bir “iş”... Türkiye ise bu profesyonellik sürecinde biraz geç kaldı... Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı dışında insanın gitmek isteyeceği bir stadın bulunmaması, başarısız yöneticilerin her şeye rağmen koltuklarında oturmaları vs. zaten bütün bu durumun bir yansıması değil mi? Buna rağmen hala bir çok insanın “aidiyeti” bulduğu bir alan... Ben ise bulmakta zorlanıyorum. Metallica konseri dışında 3 yıldır Ali Samiyen Stadı’na uğramadım, uğrayamadım.

Milliyetçi ve dini bir çok oluşum kitleler için ciddi “aidiyet” duygusu yarattığını düşünüyorum... Son zamanlarda insanlar, aidiyeti buldukları alanlar azaldığı için mi bu zeminlerde daha radikal bir biçimde ifade ediyorlar kendilerini? Bilmiyorum...
Genç insanların, ağırlıkla bayanların evlilik ve çocuk sahibi olma isteklerinde bu aidiyet isteğinin payı yok mu? "Çocuklarının annesi olmak", "eşinin karısı olmak"; "ilişkinlik" ifadeleri değil mi?

Son yıllarda artan “marka” tutkumuzda, bu aidiyetin izleri yok mu? Nike, Starbucks, Puma, Coca-Cola, Absolut, Apple, Mango, Zara, Sony...vs. bu kadar hayatımızın içinde miydi? Onları bu kadar seviyor muyduk? Çevremde gördüğüm insanların (buna ben de dahilim) markalarla olan ilişkilerine biraz da bu çerçeveden bakıyorum...

Aidiyet duygusunun izlerinin yaşantımızın bir çok alanında bulabileceğimizi düşünüyorum... Bunlar sadece ilk bakışta gözlemlediklerim.
Kalın sağlıcakla.