8 Nisan 2010 Perşembe

Ne Kadar Adilsiniz?

Geçen hafta sonu Moda Starbucks'ta bir arkadaşımı beklerken, Starbucks tarafından dışarı konulmuş posterdeki şu yazı dikkatimi çekti:

"Fair Trade
Kahvelerimizin lezzeti, kahve yetiştiricilerimiz ile yıllar süren ilişkilerimizin mükemmel sonucudur.

Adil ticaret, gelişmekte olan ülkelerdeki çiftçilere ve işçilere daha iyi çalışma koşulları sağlamayı ve uluslararası ticarette şeffaflığa ve eşitliğe dayanan ticareti tanımlar."



Birden düşünmeye başladım. Bir tüketici olarak ne kadar adil bir ticaret döngüsünün içindeyim? Hemen aklıma gelen birkaç örneği paylaşayım:

Bu aralar, gerek iş dolayısıyla gerekse de arabamı sattığım için özel hayatımda taksiye oldukça fazla biniyorum. Taksilerde çalışmayan oto teybi ile sık karşılaşıyorum. Hemen taksiciye soruyorum, neden yaptırmadığını. Gelen cevap, "Ağabey, plaka sahibi gidip tamir etmem için bana zaman vermiyor ki. Gidersem benim vaktimden gidecek. Biliyorsun, ben de plaka için mal sahibine günlük para veriyorum." Benim cevabım ise, "Mal sahibine söyle, bu yolculukta benden normal taksimetre ücretini alıyorsa, mal sahibin bu teybi yaptırmak zorunda."

Emin olun, gün içinde bu tip taksilere binen yüzlerce insan benzer durumlardan şikayet ediyordur. Ama o an için bir çözüm bulamadıkları için rahatsız oldukları ile kalıyorlar. Adaletsiz bir ticaretin öznesi (!) olmak beni gerçekten üzüyor*.



Gelelim başka bir örneğe: Bir zamanlar bankacılık sektöründe çalıştığım için biliyorum, "Kredili Mevduat Hesabı" denilen ve ismi bankadan bankaya farklılık gösteren kredi enstrümanını son zamanlarda bir çok banka ciddi kar kapısı olarak görüyor. Aylık faizi kredi kartı nakit avans faizindan fazla olan bu krediler birçok müşteriye, risk oranına göre tanımlanıyor ve müşterinin vadesiz mevduat hesabına bağlanıyor.

Sonrasında bir tüketici nakit sıkıntısı yaşadığı bir dönemde, kredi kartını ATM'e yerleştirdikten sonra, gidip vadesiz mevduat hesabına bağlı KMH'tan kredi çekiyor. Halbuki kredi kartından nakit avans çekse daha az bir faiz ödeyecek. Ekranda ne bir uyarı çıkıyor, ne bir bilgi. Peki bu uygulama ne kadar adil?

Markaların paydaşlarına (tedarikçiler, çalışanlar, tüketiciler, toplum vs.) gösterdiği adalet seviyesi ile değeri arasında pozitif bir korelasyon olduğunu düşünüyor ve önümüzdeki yıllarda bu korelasyonun her geçen gün bire (1'e) daha fazla yaklaşacağını öngörüyorum.

Dilerseniz şimdi siz de, markanızın sağlığı için şirketinizin bütün süreçlerindeki adalet seviyesini bir düşünün.

Emin olun, kalıcı "marka başarısı" için bunu yapmanız gerekiyor. Merak etmeyin emekleriniz boşa gitmeyecek :)

Sağlıcakla kalın.

* Bu adaletsiz ticaretten kendimi, durak taksilerine binerek kurtarmaya çalışıyorum. Tek seferlik ticaret yerine, uzun soluklu bir alışverişin olması durak taksilerinin kendilerine çeki düzen vermesini sağlıyor.

1 yorum:

  1. Ayşe Demirhan09 Nisan, 2010

    Kesinlikle çok doğru ve hayatın içinden tespitler olmuş. Taksiler için verilen paranın adaletsizliğini belirleyen klimasının çalışmaması, çok eski araç olması, taksicinin tavrı gibi onlarca unsur var. KMH faizleri ise hiçbir yerde yazmıyor, ben kendim hesaplayınca dumura uğrayıp hemen hesabı kapattırdım :)

    YanıtlaSil